Elinize bir ödeme emri ulaştıysa saatler değerlidir. İtiraz süresi takibin türüne göre değişir ve kaçırılması takibi kesinleştirir. İtirazın nasıl yapılacağını, sonrasında alacaklının başvurabileceği yolları ve haksız itirazın doğurduğu tazminat riskini anlatıyoruz.
Posta kutunuza bir ödeme emri geldiğinde, hukuken bir saat sayacı çalışmaya başlar. Bu sayaç durdurulmazsa takip kesinleşir ve haciz aşamasına geçilir. Bu yazıda, ödeme emri aldığınızda ne yapmanız gerektiğini ve sonrasında sürecin nasıl işlediğini anlatıyoruz.
Önce takibin türünü belirleyin
Elinize ulaşan ödeme emrinin üzerinde bir örnek numarası yazar. Bu numara, hangi takip türüyle karşı karşıya olduğunuzu ve dolayısıyla itiraz sürenizi gösterir.
| Takip türü | İtiraz süresi | İtirazın etkisi |
|---|---|---|
| İlamsız takip (genel haciz yolu) | 7 gün | Takip kendiliğinden durur |
| Kambiyo senetlerine özgü takip (çek, senet, poliçe) | 5 gün (icra mahkemesine) | Takip kendiliğinden durmaz; mahkemeden tedbir alınmalıdır |
| Kiralanan taşınmazın tahliyesi | 7 gün (kira sözleşmesine itiraz için) | Ayrıntılı özel kurallara tâbidir |
| İlamlı takip (mahkeme kararına dayalı) | İtiraz yolu yoktur | Yalnızca icranın geri bırakılması istenebilir |
Süre tebliğ tarihinden itibaren işler. Ödeme emrini elden aldıysanız o gün, kapıya asıldı veya muhtara bırakıldıysa tebligat kurallarına göre belirlenen tarih esas alınır. Süreyi kaçırırsanız takip kesinleşir ve mal varlığınıza haciz konulabilir. Bu, hukukun en sert sürelerinden biridir — ödeme emrini aldığınız gün harekete geçin.
İtiraz nasıl yapılır?
İlamsız takipte itiraz, icra dairesine yapılır — mahkemeye değil. İtiraz dilekçeyle veya sözlü olarak (tutanağa geçirilerek) yapılabilir. Borçlunun bulunduğu yerdeki icra dairesi aracılığıyla da gönderilebilir.
Neye itiraz edeceğinize dikkat edin
- Borca itiraz: Borcun hiç doğmadığı, ödendiği veya zamanaşımına uğradığı iddiası.
- İmzaya itiraz: Takip dayanağı belgedeki imzanın size ait olmadığı iddiası. Bu itirazın açıkça ve ayrıca yapılması gerekir; sadece “borcum yoktur” demek imzaya itiraz sayılmaz.
- Yetkiye itiraz: İcra dairesinin yetkisiz olduğu iddiası. Bu itiraz, esasa ilişkin itirazla birlikte ve yetkili icra dairesi gösterilerek yapılmalıdır.
- Faiz ve ferilere itiraz: Faiz oranına, başlangıç tarihine veya takip masraflarına itiraz edilebilir.
Kısmi itiraz yaparken dikkat. Borcun bir kısmını kabul ediyorsanız, kabul ettiğiniz miktarı açıkça belirtmeniz gerekir. Aksi hâlde itiraz tümüne yapılmış sayılmaz ve takip kabul edilen kısım için kesinleşir.
İtirazdan sonra ne olur?
İlamsız takipte itiraz edildiği anda takip durur. Haciz yapılamaz. Bundan sonra top alacaklıdadır; itirazı bertaraf etmek için iki yoldan birini seçmek zorundadır.
1. İtirazın kaldırılması (icra mahkemesinde)
Alacaklının elinde İcra ve İflas Kanunu’nda sayılan nitelikte bir belge varsa (imzası ikrar edilmiş adi senet, noter senedi, resmî belge vb.) icra mahkemesine başvurarak itirazın kaldırılmasını isteyebilir. Bu yol hızlıdır ancak dar bir inceleme yapılır; tanık dinlenmez.
2. İtirazın iptali (genel mahkemede)
Alacaklının elinde bu nitelikte belge yoksa, genel mahkemede itirazın iptali davası açar. Bu, tam bir yargılamadır; tanık dinlenebilir, bilirkişi incelemesi yapılabilir.
İtirazın iptali davası, itirazın tebliğinden itibaren bir yıl içinde açılmalıdır. Bu süre hak düşürücüdür. Süre kaçırılırsa alacaklı, takibi devam ettiremez; alacağını ancak genel hükümlere göre yeni bir alacak davasıyla isteyebilir.
İki yönlü tazminat riski
Bu süreçte her iki taraf da bir tazminat riski taşır ve bu, çoğu kişinin gözden kaçırdığı bir noktadır.
- Borçlu aleyhine: İtirazın haksız olduğu anlaşılırsa, borçlu aleyhine icra inkâr tazminatına hükmedilebilir. Bu tazminat, hükmedilen alacağın kanunda öngörülen oranından az olamaz. Yani “nasılsa itiraz edeyim, kazanırsam kâr” yaklaşımı ciddi bir maliyet doğurabilir.
- Alacaklı aleyhine: Takibin haksız olduğu anlaşılırsa, alacaklı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilebilir.
İtiraz kararı, “borcum var mı yok mu” sorusunun dürüstçe cevaplanmasıyla verilmelidir. Dayanaksız bir itiraz, borcu ödemekten daha pahalıya mal olabilir.
Menfi tespit ve istirdat davaları
Bazı durumlarda savunma yeterli değildir; borçlu, borçlu olmadığının tespitini istemek zorunda kalır.
- Menfi tespit davası: Borçlu olmadığınızın tespiti için açılır. Takipten önce veya sonra açılabilir. Takip sonrası açıldığında takip kendiliğinden durmaz; mahkemeden ihtiyati tedbir alınması ve genellikle teminat yatırılması gerekir.
- İstirdat davası: Borçlu olmadığınız hâlde icra tehdidi altında ödeme yaptıysanız, ödediğiniz tutarın geri alınması için açılır. Kanunda öngörülen süre içinde açılması gerekir.
Takip kesinleşti, haciz geldi. Şimdi ne olacak?
İtiraz süresi kaçırılmış olsa bile başvurulabilecek yollar tükenmez:
- Gecikmiş itiraz: Süreyi elinizde olmayan bir engel nedeniyle (hastalık, tebligatın usulsüzlüğü, şehir dışında olma vb.) kaçırdıysanız, engelin kalkmasından itibaren kısa bir süre içinde icra mahkemesine gecikmiş itirazda bulunabilirsiniz.
- Usulsüz tebligat şikâyeti: Tebligat usulüne uygun yapılmamışsa, öğrenme tarihi tebliğ tarihi sayılır ve süre yeniden işler. Uygulamada en sık başvurulan ve en çok sonuç alınan yollardan biridir.
- Haczedilemeyen mallar: Kanunda haczi caiz olmayan mallar sayılmıştır. Maaş haczinde de kanuni sınır aşılamaz; nafaka alacakları bu sınırın istisnasıdır.
- İstihkak iddiası: Haczedilen mal size değil üçüncü bir kişiye aitse, o kişi istihkak iddiasında bulunabilir.
- Taksitle ödeme taahhüdü: İcra dairesinde taahhütte bulunulabilir; ancak taahhüdün ihlali, şikâyet üzerine tazyik hapsi sonucu doğurabileceğinden yükümlülüğün gerçekçi belirlenmesi çok önemlidir.
Alacaklı tarafında: takibi doğru kurmak
Alacaklı iseniz, sürecin baştan doğru kurulması sonucu belirler:
- Elinizdeki belgenin niteliği, itirazın kaldırılması yolunu kullanıp kullanamayacağınızı belirler. Bu nedenle alacağı belgelendirme biçimi, tahsilat hızını doğrudan etkiler.
- Yetkili icra dairesinin doğru seçilmesi, yetki itirazıyla vakit kaybını önler.
- Faiz türü ve başlangıç tarihi takip talebinde doğru gösterilmelidir.
- Borçlunun malvarlığı araştırması (tapu, araç, banka, SGK) zamanında yapılmalıdır.
Özetle
İcra takibi, süreler üzerine kurulu bir süreçtir ve kaçırılan bir süre çoğu zaman geri alınamaz. Ödeme emri elinize ulaştığında yapılacak ilk iş, tebliğ tarihini ve takip türünü tespit etmektir. Bunun ardından itiraz edilip edilmeyeceği, hukuki değerlendirmeyle verilecek bir karardır.
Elinizdeki ödeme emrini bize iletin; süreyi ve izlenecek yolu birlikte belirleyelim. Büromuz hem alacaklı hem borçlu vekilliği üstlenmektedir.
Sıkça sorulan sorular
İtiraz edersem borcum silinir mi?
Hayır. İtiraz yalnızca takibi durdurur; borcun varlığını sona erdirmez. Alacaklı, itirazın iptali veya kaldırılması yoluna giderek takibe devam edebilir. İtiraz, borcun gerçekten bulunmadığı ya da tutarın hatalı olduğu hâllerde anlamlıdır.
Ödeme emrini hiç almadım, evime kâğıt bırakılmış. Ne yapmalıyım?
Tebligatın usulüne uygun yapılıp yapılmadığı ayrıntılı biçimde incelenmelidir. Adreste bulunmama hâlinde uyulması gereken kurallar vardır ve bunlara aykırılık tebligatı usulsüz kılar. Usulsüz tebligat hâlinde, öğrendiğiniz tarih tebliğ tarihi sayılır ve süre yeniden başlar. Tebligat evrakını ve zarfı saklamanız önemlidir.
Maaşımın tamamına haciz konabilir mi?
Hayır. Maaş ve ücretlerde haciz, kanunda belirlenen oranı aşamaz ve kalan kısım borçluya bırakılır. Nafaka alacakları bu sınırlamanın istisnasıdır. Emekli maaşları bakımından ise kural olarak haciz uygulanamaz; borçlunun muvafakati veya nafaka alacağı gibi istisnalar söz konusudur. Sınırı aşan bir haciz uygulanıyorsa icra mahkemesine şikâyet edilebilir.
Zamanaşımına uğramış bir borç için takip yapıldı. Ne yapabilirim?
Zamanaşımı def’i, itiraz sırasında açıkça ileri sürülmelidir; hâkim kendiliğinden dikkate almaz. Bu nedenle itiraz dilekçenizde zamanaşımını ayrıca belirtmeniz gerekir. Alacağın türüne göre süreler farklılaştığından (kira, ücret, senet, genel alacak) hangi sürenin uygulanacağı değerlendirilmelidir.
Şirketim adına gelen takibe ben mi itiraz etmeliyim?
Takip şirket adına yapılmışsa itiraz da şirket adına, temsile yetkili kişilerce yapılır. Ancak takipte şahsi kefalet veya şahsi sorumluluk da öne sürülmüşse, gerçek kişi olarak size yönelen kısım için ayrıca itiraz gerekir. Ödeme emrinde kimin borçlu gösterildiğine dikkatle bakılmalıdır.
İletişim bilgilerimiz
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Kendi durumunuza ilişkin sorularınız için büromuza ulaşabilirsiniz.
- +90 (544) 434 88 18
- info@zahidebozkus.av.tr
- Kayaönü Mah. Turgut Özal Blv. No: 12/A Gentaş Tower Kat: 8 No: 804 Şehitkamil / GAZİANTEP